TİROİD KANSERİ

 

Tiroid Hastalığı; Tiroid bezi, boyunun ön tarafında nefes borusunun her iki yanında kelebek şeklinde yer alan önemli bir endokrin organdır. Tiroid bezinin hastalıkları toplumda genel olarak “guatr” olarak bilinir. Tiroid bezi kanserleri toplumda sık görülen kanser türlerindendir. Tiroid Bezinde yer alan nodüller de dikkat edilmesi gereken ve sorunsuz takip / tedavi gerektiren durumlardan biridir.

 

Tiroid KanseriTiroid Hastalığı Belirtileri:

Halsizlik, yorgunluk,

Çarpıntı,

Saç dökülmesi,

Kilo alma,

Aşırı zayıflama,

Elde titreme,

Gözlerde dışarı doğru büyüme,

Boyunda şişlik, nefeste daralma ve baskı hissi,

Sinirlilik,

Adet düzensizliği,

Ses kısıklığı,

Gebe kalamama.

 

Hipotiroidi (Tiroid Hastalığı)

Tiroid bezinin az çalışmasına “hipotiroidi” denir ve en sık nedeni “Hashimato tiroiditi”dir. Tiroid hormonunun yetersiz miktarda üretilmesi durumudur. Tiroid hormonu vücudun çalışma hızını ayarladığı için yetersizliği durumunda tüm vücut organları yavaş çalışır. Esas olarak halsizlik, yorgunluk, kilo alımı ve vücutta şişmeler olması, saç dökülmesi, kabızlık, kan basıncında yükselme, ciltte kuruma, adet düzensizliği gibi belirtilerle kendini belli eder. Hipotiroidi tedavisi genelden ağızdan ilaç tedavisi ile tedavi edilir.

 

Tiroid HastalığıHipertiroidi (Tiroid Hastalığı)

Tiroid bezinin çok çalışmasına “hipertiroidi” denir ve en sık nedenleri graves hastalığı, toksik nodüler guatırdır. Tiroid hormonlarının kanda yükselmesi ile oluşan tablodur. İştah fazlalığına rağmen kilo kaybı, terleme, ellerde titreme, kalp çarpıntısı, huzursuzluk, uyku düzeninde bozulma, bağırsak hareketlerinde artış, kan basıncında yükselme, saç dökülmesi, bazen gözlerde belirginleşme ve göz kürelerinin ileri doğru çıkması, adet düzeninde bozulma gibi belirtilerle kendini gösterir. Hipertiroidinin tedavisinde hastalığın tipine göre cerrahi tedavi veya radyoaktif iyot tedavisi uygulanabilir.

 

Tiroid Bezi Nodülleri:

Tiroid Bezi Nodülleri toplumda %4 sıklıkta görülmekte olup belli oranda (%5) kanser geliştirmektedir. Tiroid nodülünün boyutu ve radyolojik özelliklerine göre tanı ve tedavi seçenekleri değişmektedir. Liv Hospital Genel Cerrahi Bölümü’nde; tiroid nodüllerine yaklaşım son yayınlanan cerrahi kılavuzlara  göre yapılmaktadır. Tiroid bezi nodüllerine, iğne biyopsi işlemi ultrason eşliğinde yapılmaktadır. Biyopsi sonucuna göre hastalara cerrahi tedavi uygulanmaktadır.

 

Tiroid TanısıTiroid Ultrasonografi: 

Tiroid US tiroid bezinin boyutlarını, iç dokusunu ve nodülleri incelemek için kullanılan bir görüntüleme yöntemidir. Tetkik öncesi herhangi bir hazırlığa gerek yoktur ve 10-15 dakika süren ağrısız bir işlemdir.

 

Troid, Paratiroid Sintigrafisi ve Radyo Aktif İyot Tedavisi:

Hastalıkların tanı ve tedavisinde radyoaktif maddelerin kullanıldığı güvenilir ve ağrısız bir yöntemdir. Bu amaçla radyoaktif maddeler veya bununla hazırlanan bazı özel kimyasal bileşikler vücuda genellikle damar yoluyla, bazen de ağız yoluyla verilerek ilgili organ ve sisteme ait fizyolojik görüntüler elde edilir. Tiroid nodüllerinin aktif (sıcak) veya hipoaktif (soğuk) ayrımı yapılır. Soğuk nodüllerden kanser gelişme ihtimali sıcak nodüllere oranla daha yüksektir. Tiroid kanseri tanısı alan hastalarda cerrahi tedavi sonrası kalan dokuların yok edilmesinde radyoaktif iyot (atom tedavisi) kullanılır.

 

Tiroid İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (TİİAB):

Genellikle adı nedeniyle korkulan ancak uygulaması kolay ve riski son derece düşük olan bir işlemdir. Bir santim civarındaki nodüllere biyopsi yapmak, tüm dünyada kabul gören bir kuraldır.  Hastaya cerrahi tedavi düşünülse bile cerraha, operasyon sırasında yol göstermesi açısından biyopsi yapılması uygun olur.  Çok ağrılı bir işlem olmadığı için çoğunlukla anestezi uygulamak gerekmez.

 

Tiroid Kanseri Tedavisi – Görülme Sıklığı 

Türkiye endemik guatr hastalığının olduğu bir ülke olup özellikle kadınlarda tiroid kanseri sıklığı Avrupa ve Amerika ülkelerine oranla daha yüksektir. Türk sağlık bakanlığı verilerine göre tiroid kanser sıklığı kadınlarda meme kanserinden sonra 2. sıklıkta olup yüz bin kadında 18,1 olarak bildirilmiştir. Diferasnsiye tiroid kanser olarak tanımlanan papiller ve foliküler kanser tipleri başarılı bir şekilde tedavi edilebilir ve çoğunluklada kür (tam iyileşme) olurlar. Kötü diferansiye olarak bilinen medüller ve anaplastik tiroid kanser tipleri az sıklıkla görülür ve vücuda yayılma eğilimi gösteren kötü seyirli kanserlerdir.

Tiroid kanseri kadınları erkeklerden daha çok tutar ve 25 ile 65 yaşlarında görülür. Tiroid kanseri sıklıkla sintigrafide soğuk olarak tanımlanan nodüllerden gelişir ve bu nodüllerin %12-15’i kanser olabilir. Ultrasonda nodül ve bu nodülde kalsifikasyonları olan 40 yaşından genç insanlarda kanser diğer yaş guruplarına göre daha sık görülür.

 

Tiroid Kanseri Risk Faktörleri

Tiroid kanserinin gelişiminde rol oynayan risk faktörleri şunlardır:

Çocukluk çağında boyun bölgesine rayoterapi almış olmak,

Guatr şikayeti olanlarda,

Ailede tiroid hastalığı öyküsü olmak,

Kadın cinsiyet,

Asyalı olmak.

 

Prognostik Faktörler (Kanserin Gidişatını Belirleyen Faktörleri):

En önemli prognostik faktör hastanın yaşıdır.

Diferansiye kanserlerde (papiller ve foliküler) 40 yaşından gençlerde eğer tiroid dışı yayıl olmamış ve damar tutulumu olmamışsa daha iyi seyirli olmakta.

Kötü prognostik faktörler;

45 yaş üstü hastalar,

Tiroid bezi içinde birden fazla yerde kanser olması,

Lenf nodu tutulumu,

Foliküler histoloji,

Tümör çapı 4cm büyük olması,

Uzak metaztaz.

 

Tiroid Kanseri Tipleri:

Tiroid Kanserinin hücresel tipi kanserin tedavisi ve seyri açısından önem arz etmektedir. Hücresel olarak dört ana tipi olsa da iyi diferansiye ve kötü diferansiye olarak ikiye de ayrıla bilir.

Papillary Carcinoma

Papillary / Follicular Carcinoma

Follicular carcinoma

Hürthle Cell Carcinoma, a Variant of Follicular Carcinoma with a Poorer Prognosis

Medullary Carcinoma

Anaplastic Carcinoma

Small cell Carcinoma

Giant cell Carcinoma

Others

Lymphoma

Sarcoma

Carcinosarcoma

 

Prof. Dr. Bahadır Ege’nin Google Scholar üzerinden tüm bilimsel araştırma yazılarına ulaşmak için tıklayınız.

 

 

 

Doktorunuza Sorun